|
Osman Can’a göre ‘evet’ ya da ‘hayır’ çıkarsa
Kategori: Siyaset
Eklenme Tarihi: Eyl 3rd, 2010
Ekleyen: Editör
Bursa Kent Konseyi Bursa Çalışma Grubu tarafından düzenlenen konferans öncesi basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Raportörü, Yazar ve Akademisyen Doç. Dr. Osman Can, önemli açıklamalarda bulundu. Merinos Atatürk Kongre Kültür Merkezi (AKKM) Orhangazi Salonu’ndaki konferansa konuşmacı olarak katılan Can, ülkenin demokratikleşmesi açısından referandumun bir anahtar görevi yapacağını söyledi. Can, referandumdan sonra yapılması gereken birçok şeyin olduğunu ifade ederek, “Milletimiz, ileriyi görerek hareket etmeli. Yepyeni bir anayasa sürecine geçmesi lazım. Bütün toplumun üzerinde uzalaşabileceği ilkeleri barındırabilen bir anayasa olacak. Türkiye, kendi içerisinde bir sürece doğru geçiş yapacak. Ve bu anayasa, ileride yapılacak yeni bir sürecin imkanı ve anahtarıdır” dedi. Referandumda hayır çıkması halinde bir bocalama döneminin yaşanacağının altını çizen Can, “Ama Türkiye’nin dinamikleri, bu süreci durdurabilmesi çok fazla mümkün değildir. Hayır çıksa da Türkiye, yeni anayasa ile kendi barışını sağlama konusunda yoluna devam edecektir. Bu konuda toplumumuza güvenmemiz gerekir” diye konuştu. VAN CUMHURİYET SAVCISI FERHAT SARIKAYA’NIN ÖNÜ AÇILACAK Türk toplumunu ilelebet bir darbe anayasasına mahkum etmeye hiçbir gücün yetmeyeceğini belirten Can, bazı statükocu güçlerin bile buna engel olamayacağını söyledi. Türkiye’nin yoluna devam edeceğini söyleyen Can, “Toplumun, referandumdan sonra çıkacak tabloyu iyi görmesi lazım. Çok daha güçlü bir yeni anaysa talebi toplumda güçlenecektir. İlelebet darbe anayasasına Türkiye’nin mahkum olması söz konusu değildir” diye konuştu. “YARGITAY ÜYESİ YÜCE DİVAN’DA YARGILANABİLİR” Can, “Kanunsuz dinlemeler suçtur. İçeriği ne kadar yararımıza yada başkalarının yararına olursa olsun fark etmiyor. Bunun suç olduğu tescillendi zaten. İkinci bir husus, zaten medyaya yansıdığı kadarıyla oradaki konuşmaları söz konusu kişiler kabul etmişler. Kabul ettikleri zaman ortaya çok vahim bir tablo çıkıyor. Ama bu vahim tablo Tükiye’de 1960 darbesinden bugüne kadar biçimlenmiş, siyasetini yürütmüş olan Türk yargısının tablosu. Bu tablo çok daha derin, problemli bir tablo. Türk yargısının bu tablodan kurtulması gerekir. Politika değil adalet dağıtan yargı haline gelmesi gerekir” diye konuştu. Konuşmayı yapanların bu niteliği itibari ile Yargıtay kanunlarındaki hükümlere tabi olduğunu belirten Can, “Bu kapsamda değerlendirildiği zaman, Yargıtay’ın söz konusun kişilerin görevleri sebebiyle suç işlemesi durumunda, kişileri Yüce Divan’a sevk etme imkanı vardır. Bütün bunların hepsini Yargıtay çalıştırabilir. Ama Yargıtay, tarihinde henüz böyle bir yolu çalıştırmadı” dedi. |
|
|
|
|
|
Published by )
MD ( |
Copyright @ 2008-2010 Tüm hakları saklıdır. | ![]() |